+90 212 511 10 74 - 75
  info@zadegangrup.com
TR
EN
İlaca odaklı eczacılık bitti

Optimer Genel Müdürü Kamber Çal, eczanelerin sadece ilaç satarak ayakta kalamayacağını, sektörün dönüşüme ihtiyacı olduğunu vurguluyor.
Günümüzde en fazla tartışılan mesleklerden biri eczacılık. Hükûmetin sağlık politikaları, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yaşanan sözleşme krizi, ilaç fiyatlarındaki indirimler ve marketlerde ilaç satılması gibi konular, eczacıları gündemin üst sıralarına taşıyor. Şartların değişmesiyle eski kazançlarını yakalamakta zorlanan eczacılar çıkış yolu arıyor. Optimer Sağlık Ürünleri Genel Müdürü, Eczacı Kamber Çal, eczanelerin artık sadece ilaç satarak ayakta kalmasının zor olduğunu belirtiyor. Meslektaşlarına, dermo - kozmetik sektörüne yönelmelerini öneriyor.

-Bir eczacı olarak, neden sağlık ürünleri sektörüne girdiniz?

1995’ten beri eczacıyım. Mesleğimiz son 5 - 6 yılda ciddi dönüşüm içine girdi. Bunun getirdiği sektörel sorunlar var. Pazar değişimi yaşanıyor. İlaç bizim ülkemizde yüzde 90 oranında eczacıların tek sattığı üründü. Devletin ilaca yaklaşımının gelişmiş ülkelerdeki gibi olmaya başlaması, ilaç dışı ürünlerde de bir pazar oluşmasına sebep oldu. 2000’li yıllardan beri bu işlere ilgi duyuyoruz. Eczacılık nereye gidiyor sorusu soruyoruz. Eczacılık mesleğinin hızla değişmesi gerektiğini gördük. Girişimci bir anlayışla, sektöre dermo- kozmetik bir marka getirmek için Optimer’i kurduk.

-Bahsettiğiniz dönüşüm sancılı yaşanıyor. Siz gelişmeleri eczacılar adına olumlu buluyor musunuz?

Hükûmet 2005’te ilaç fiyat kararnamesini çıkardı. Kararnamede, 5 Avrupa ülkesi baz alındı ve en düşük fiyat hangi ülkedeyse, ilaçların o fiyattan alınması kararı verildi. Bu çok radikal bir karardı. Türkiye’deki ilaç paradigması bu kararnameyle değişmiştir. Çünkü o güne kadar, Türkiye’de Avrupa’dakinden çok daha pahalıya ilaç satılıyordu. Devlet AB ülkelerini baz alınca fiyatlar ciddi şekilde düştü. 60 liralık ilacın 6 liraya düştüğünü gördük. Aslında ilaç sektörü dünya standartlarında olması gereken noktaya çekildi ama sektörde ciddi dönüşüm yaşandı. Zaten ilacın yüzde 99 müşterisi devlet. Parayı eczanelere ödeyen SGK’dır. İnsanlar artık sosyal güvenlik kanalıyla ilaca çok kolay ulaşır hâle geldi. Fiyatlar düşerken pazar da büyüdü ama eczanelerin kârlılıkları azaldı. Sadece ilaç üzerinden eczaneyi döndürmek zorlaştı. Sadece ilaç satarak ayakta kalma dönemi geride kaldı.

-Bu durumda eczacıların ne yapması gerekiyor?

Artık eczanelerin sadece ilaç satılan yerler olmaktan çıkması gerekiyor. Gelişmiş ülke modelleri ortada. Eczanelerin ilaca en yakın satabileceği ürünler, dermo - kozmetik ürünlerdir. Eczacılık, okullarda kozmotoloji eğitimi alınan bir meslektir. Gelişmiş ülkelerde hastalara ve müşterilere dermo - kozmetik ürünler satılıyor. Türkiye’de eczacıların artık medikal içerikli kozmetikler denebilecek dermo - kozmetik ürünlere yönelmesi gerekiyor.

-Bu ürünler ilaca göre daha mı kârlı?

Avrupa’da eczane gezdiğiniz zaman ilaç göremezsiniz. İlaçlar çekmecede durur ve sergilenmez. Reçeteye göre çıkarılır ve verilir. Sergilenen ürünler dermo - kozmetiklerdir. Bunlar içerik anlamında dünya standartlarında üretilmiş, güvenilir ve sağlıklı ürünlerdir. Elbette ilaçlara göre kâr oranı da son derece yüksektir.

-Türkiye’deki 24 bin eczanenin ne kadarı bu dönüşüme hazır?

Eczacıların bir kısmı, ilaçtaki değişimden ciddi ciro kaybı yaşadı ve alternatif çözüm arıyorlar. Bu konuda eczacılara bu tür bir pazarın olduğunu anlatmak gerekiyor. İnsanları sadece hasta değil de bir müşteri gibi görmesi, onun ek ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, onlara alternatif sunabilmesi gerekiyor. Kendi personelini ona göre eğitip müşteri ihtiyaçlarını karşılar hâle gelirlerse her eczane bunu yapabilir. Fransa ile nüfusumuz ve eczane sayımız aynı ama oradaki her eczane dermo - kozmetik ve ilaç dışı ürünler satar. Türkiye’de ise eczacılar dönüşüm noktasında yeteri kadar istekli değil. Reçeteye odaklı bir satış mantığına sahipler. Bu da artık doğru değil. Sadece ilaca odaklı anlayıştan kurtulmaları gerekiyor. Kendilerini gözden geçirmeleri gerekiyor. Sektörde 7 - 8 bin eczanenin kendini döndüremeyecek durumda olduğunu biliyoruz. Sadece hükûmete veya SGK’ya bakmak yerine biraz şartlara bakıp değişime hazır olmak lazım. Bizim tespitlerimize göre 24 bin eczanenin en az 10 bini bu tip ürünlerde öne çıkabilecek kapasitede. Şu anda ise sadece 2 bin dolayında eczane bu işin önemini kavramış durumda.

-Optimer’in Türkiye’ye getirdiği Babe, Nvey Eco ve Aftamed gibi markaların özellikleri nedir?

Bizim renkli kozmetik markamız Nvey, tamamen organik içeriğe sahip. Avustralya hükûmeti tarafından sertifikalandırılmış. Kozmetikler insan cildine uygulandığından mutlaka cilt tarafından emiliyor. Bu açıdan kozmetik kullanımında sağlık çok önemli. Bunun için doğal, sağlıklı ve organik ürünler satmaları için eczacılarımızı sürekli bilgilendiriyoruz. Optimer olarak biz de bu felsefe ile hareket ediyoruz.

Kaynak: www.aksiyon.com.tr