+90 212 511 10 74 - 75
  info@zadegangrup.com
TR
EN
Anti-Aging Uygulamalar ve Eczacının Rolü

‘’AB-I HAYAT’’
Artık insanlık sonsuz yaşayamayacağını anladı; fakat yaşam süresi boyunca genç kalabilmenin sırlarını çözmeye de adım adım yaklaştı. Ölümsüzlüğe değil ama muhteşem buluşlarıyla, uzmanlık isteyen yeni araştırmalarıyla sağlıklı yaşlanmak için yeni pencereler açtı.

Günümüzde anti-aging kavramı popülerliğini artırırken; anti-aging i kronolojik yaşam sürecinin doğal bir parçası olan yaşlanmanın mümkün olduğunca yavaşlatılması, sağlıklı yaşlanma için gerekli yaşamsal koşulların sağlanması gibi kavramları kapsayan bir terim olarak tanımlamak en doğru yaklaşım olacaktır.

Türkiye anti-aging pazarı her yeni giren markayla genişlemeye devam etmektedir. Anti-aging kullanım alışkanlığı tabana yayıldıkça bu sektörün daha da büyümesine neden olacaktır.

Eczacılık felsefesinden baktığımızda bir eczacı olarak anti-aging ürünlerini de bizim önermemiz gerektiğine inanıyorum. Anti-aging dermokozmetiğin kollarından bir tanesi. Dermokozmetik kalemleri olarak; hassas cilt bakımı, atopik cilt bakımı, akne tedavileri, saç dökülmesi, güneş koruma… gibi adlandırabileceğimiz ürün serilerinden farklı olarak ‘’anti-aging’’ bakımını da değerlendirmek, uygun müşteri segmentasyonu oluşturmak bizim en önemli rollerimizden bir tanesi. Bu doğrultuda doğru tavsiyeler ve doğru kitle ile buluşma yerinin eczane olduğu da aşikardır.

Anti-aging kullanma yaşı UV ışınlarının etkisiyle 30-35 li yaşlar olarak belirleniyor. Eczanelere gelen bir çok müşterinin yaşlanmaya doğru giden süreçte sağlık problemlerini çözmek için gelen kişiler olduğunu düşürsek elbette ki cilt sağlığını korumak ve yaşlanma sürecini geciktirmek için de kozmetoloji eğitimi almış, profesyonel sağlık danışmanı eczacısından tavsiye alması çok daha faydalı olacaktır.

Anti-aging ürünleri sınıflandırdığımızda karşımıza öncelikli olarak koruma amaçlı ürünler çıkıyor. Güneş koruyucular cildimizi güneşten korurken foto yaşlanmanın etkilerini en aza indiriyor. İkinci olarak yoğun nem veren kozmesötik bakış açısıyla üretilmiş yeniden yapılandırıcı kremler ve elbette ki derinin yapısında değişiklik yapabilen kollajen ve elastin lif sentezine etki eden peptit içerikli, antioksidan içerikli ürünler anti-aging yönteminin vazgeçilmezlerinden. İçerden desteklemek için kullanılan antioksidan, vitamin, hyalüronik asit içerikli tabletlerde yine eczanelerimizde sunduğumuz anti-aging yöntemler içerisinde.

Türkiye Dermokozmetik Pazarına baktığımızda ürün serilerini 3 segmentasyonda değerlendirebiliriz. Bu segmentasyon ürünlerin ithal edildikleri ülkeler, ürün skalaları ve fiyatları üzerinden belirleniyor. Üst segmentasyon markalar genel olarak Amerika’ dan ithal edilen,ürün skalasını anti-aging ler üzerine kurmuş ve fiyat ortalaması yüksek olan ürünlerden oluşuyor.Orta segment markalar dermokozmetik anlayışla daha çok dermatolojik tedavileri tamamlayıcı,hassas ciltler için geliştirilmiş ürün skalasında anti-aging anlayışı da sağlıkla harmanlayan,daha çok Avrupa dan ithal edilen ve fiyat ortalaması orta düzeyde olan markalardan oluşuyor.alt segment ise daha çok yerli üretim ve temel kullanılan ürünlerden oluşan çeşitlilikle karşımıza çıkıyor.Aslında markaları segmente etmek diğer bir anlayışla müşterilerimizi de sosyo-ekonomik durumları,eğitim ve bilinç düzeyleri olarak segmente etmekle aynı anlama geliyor.

Bugün global ekonomi gerilemektedir. Peki, kendimizi nasıl garantiye alacağız? Yükselen trendlerin avantajını yakalamak, sektörde ki yerimizi almak için mega trend anti-aging uygulamalarına duyarsız kalmamak ve fırsatları kaçırmamak gerekiyor.1960 lardan günümüze ortalama yaş beklentisi 44 den 70 e yükselmiştir.2006 yılında yapılan araştırmaya göre dünya da ortalama 500 milyon insan 65 yaş ve üstüdür.2030 yılında 1 milyarı geçmesi beklenmektedir. O halde insanlar yaşlanırken genç kalmak için para harcayacaklardır. Kendilerini bu konuda uzman olmayan eller yerine uzman, danışman, profesyonel eczacılara bırakmayı tercih edeceklerdir.

Anti-aging ürünlerin eczane pazarındaki yerini doğru tespit etmek çok önemli. Bir çok eczacıya göre genel olarak % 5 lik bir Pazar payına sahip olan anti-aging gruplar satıştaki önceliğini de gerilerde sürdürüyor. Elbette bu durumun bir çok nedeni var en önemlisi kişilerin dermokozmetiğe bir sürü yanlış ürün ile başlaması yada bütçe ayıramadıkları için oldukça sorunlu bir cilt yapısına sahip olarak bizlere başvurması ve bunun sonucu mucize beklentileri. Genellikle 40’lı yaşlarda, sosyo-ekonomik gücü olan, dermokozmetiği bilen ve bunun için bir bütçe ayırabilen kesim alıyor.

Türkiye’de anti-aging eczaneler için dünya ülkeleri ve kozmetik mağazalarına göre henüz yeni bir Pazar.Bilinçle,ekonomik koşullarla ve alışkanlıklar paralelinde gelişen bir talep haline gelecektir.Elbetteki bizler müşterilerin sosyo-ekonomik güçlerini değiştiremeyiz fakat bilinçlerini,kullanma alışkanlıklarını değiştirebilir anti-aging ürünleri satın aldıkları mecraları değiştirmelerini sağlayabiliriz.Konuyu ne kadar iyi aktarırsak müşterilerimizi o kadar iyi bilinçlendireceğiz.Elbette öncelikle de dermokozmetiğin bu en önemli koluna eczane raflarımızda yer açmalı ve bu trendi yakalamalıyız…

Ecz. Kamber ÇAL

Kaynak: www.sagliktanabiz.com